Sağlığımız için görünmez bir tehlike: Mikroplastikler
- Güvenç Koçkaya

- 6 gün önce
- 4 dakikada okunur

Bu haftaki yazımda inceleyeceğim konu, özellikle 1950’lerden beri günlük yaşantımızda elimizi nereye atsak karşımıza çıkan, neredeyse dokunduğumuz her üründe bulunan bir materyal: plastikler. Plastik, mutfak malzemelerinden mobilya ürünlerine, kaplamadan zemin döşemeye kadar evimizin her yerinde kullanılan, oldukça popüler bir ürün. Peki insanoğlu olarak bu ürüne bu kadar çok maruz kalmak, birçok sürecin içinde eriterek kullanmak bize ve dünyamıza nelere mal oluyor? Gelin birlikte bakalım.
Plastikler ilk kez yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandığında, bilim adamları bu yaygın kullanım karşısında plastik tüketiminin atık yönetimi açısından sıkıntı yaratacağını öngörmüş, bunun üzerine plastik atıklarının denizler, yeraltı suları ve okyanuslar üzerindeki etkilerini incelemişlerdi. İnceleme sonucunda doğal alanlardaki plastik atıklarının biriktiğini ve çözünerek yok olmadığını gözlemlediler. Bütün bu doğal kaynaklardaki artmış plastik oranı, zamanla kümülatif olarak daha da arttı ve günümüzde artık gelişmiş teknolojiler sayesinde bu verinin sadece doğal kaynaklardaki canlı ekosistemini değil, aynı zamanda biz insanları da etkilediğini biliyoruz.
Bu durumu daha da tehlikeli kılan şey, plastiklerin kullanım süresi ve doğada kalım süresine bağlı olarak birtakım değişimlere, degredasyonlara uğrayarak mikroplastikleri (plastiklerin 5 mm boyutundan küçük olan parçacıklarını) meydana getirmesidir. Mikroplastikler hacim ve boyut olarak çok daha küçük parçacıklar oldukları için canlı metabolizmalara girişi, birikmesi ve dağılması çok daha kolay olmakta, bu da sağlığımız için büyük bir tehlike yaratmaktadır.
Mikroplastiklere nasıl maruz kalıyoruz?
Son yapılan araştırmalar, insanların mikroplastiklere çoğunlukla inhalasyon (soluma), beslenme ve deri yoluyla maruz kaldığını göstermektedir. Kısaca bu maruziyet etkenlerinden bahsetmek istersek :
●Beslenme/Sindirim: Deniz ürünleri, plastik şişelerden içilen su, plastik ile temas etmiş yiyecek ve içecekler.
●İnhalasyon (Soluma): Plastik veya plastik kaynaklı ürün üreten fabrikalarda çalışmak, deniz suyunun buharlaşması ile oluşan hava akımları, tarımda kullanılan mikroplastik kaynaklı gübrelerin atmosfere karışması ve evde bulunan plastik kaynaklı tozlar.
●Deri yoluyla(cilt gözenekleri, saçlı deri ve yaralar) : Dermokozmetik ürünler, plastik ürünlerle uzun süre temas ve mikroplastik materyal içeren kıyafetler.
Bu yollarla temas edilen mikroplastikler en yaygın olarak PE, PP, PVC, PS ve PET formlarında iken, bunun yanısıra bu plastiklerin üretim sürecinde süreci kolaylaştırmak ve verimi arttırmak için kullanılan bazı yardımcı maddeler (parafinler, ftalatlar, fenoller, bisfenoller, BPA, stiren) ve plastiklere doğada tutunup adsorbe olarak vücutta salınan ağır metaller, PAH ( polisiklik aromatik hidrokarbonlar) gibi organik kirleticiler de vücut için oldukça toksik ve kansere davetiye çıkaran maddelerdir.
Vücudumuzdaki etkileri nelerdir?
Mikroplastiklerin vücudumuzdaki etkileri söz konusu olduğunda bilim dünyası henüz standart bir metodoloji geliştirmese de yapılan in vitro çalışmalar, hayvan çalışmaları ve laboratuvar simülasyonlarında mikroplastiklerin vücut içerisinde birçok bölgede toksik etkiler yarattığı gözlenmiş ve bu etkilerin temelinde mikroplastiklerin hücre içerisinde oluşturduğu homeostaz bozulması, DNA hasarı, DNA çoğalımında hasar ve inflamasyona bağlı olduğu görülmüştür.
İncelenen sistemler arasında mikroplastiklerin en çok bozulma yarattığı alanlar sindirim sistemi, solunum sistemi, endokrin sistem ve bağışıklık sistemi olarak görülmüştür.
●Sindirim sistemi : Özellikle plastikle temas etmiş gıdalarla beslenmek ve plastik şişelerden su/meşrubat içmek, direkt olarak mikroplastik alımını sağladığından sindirim sistemi için en büyük tehlikeyi oluşturmakla birlikte, atık yönetimi gereği mikroplastik havuzunun en büyük parçası olan okyanuslardan çıkarılan deniz ürünlerinin tüketimi de insanlar için aynı oranda tehdit oluşturmaktadır. Yapılan çalışmalarda sindirim sisteminin mikroplastiklere maruz kalmasıyla kolon kanseri, karaciğer toksisitesi, pankreas kanseri ve safra yolu kanseri gibi kanser türlerinin görülme riskinin arttığı gözlemlenmiştir.
●Solunum sistemi: Tıp dünyasında meslek hastalığı tanımı içerisinde plastik veya plastik kaynaklı ürün üretilen fabrikalarda çalışan işçilerde uzun süreli stiren, naylon gibi öğelere maruziyetten kaynaklanan akciğer kanseri ve bronşiyol hiperplazi vakaları bilinmektedir. Günümüzde tarım alanları ve günlük hayat dahil yoğun kullanımdan kaynaklı daha çok mikroplastik solunmakta ve bu da solunum sisteminde toksik etki yaratmaktadır.
●Endokrin sistem: Yapılan çalışmalarda mikroplastiklerin vücutta endokrin sistemini bozucu kimyasallar olarak etki ederek hormonal sistemlerde dengesizlik ve bozulma yaratması sonucu infertilite, düşük ve konjenital malformasyon açığa çıkarttığı gözlenmiştir.
●Bağışıklık sistemi: Yapılan çalışmalarda mikroplastiklerin bağışıklık sistemi hücrelerini normal yaşam sürelerinden üç kat daha fazla hızla öldürdüğü ve kanser hastalarında kanser hücrelerinin etrafındaki çevreyi değiştirerek immünoterapi tedavisine yanıtı değiştirdiği gözlenmiş, aynı zamanda vücutta hematotoksisite yaratarak lösemiye yol açabildiği gözlenmiştir. Bunun yanısıra mikroplastiklerin böbrek ve idrar kesesi gibi vücudun diğer organ ve bölgelerinde de karsinojeneze yol açtığı gözlenmiştir.
Ayrıca yapılan deneyler, mikroplastiklerin vücuda giriş yerlerinden bağımsız olarak boyut, şekil ve konsantrasyona göre hücreler arasında transfer olabildiğini göstermektedir. Bu da vücut içerisindeki etki potansiyellerini arttırmaktadır. Özetle mikroplastikler, günümüzde gözümüzle göremediğimiz, fakat oldukça büyük bir tehlike haline gelmiştir.
Bir hekim olarak her yazımda altını çizdiğim bir şey varsa, o da bir hastalığı başlamadan önleyebilmenin, yani profilaksinin önemidir. Mikroplastiklerin insan sağlığı üzerinde çeşitli toksik etkilerinin olduğunun kanıtlanmasıyla birlikte mikroplastik maruziyetini azaltmanın önemi daha da ön plana çıkmaktadır. Şimdi bu amaçla yapabileceğimiz 5 hayat tarzı değişikliğini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yiyecek veya içeceklerinizi olabildiğince plastik materyallerde tüketmemeye, günlük yaşamınızda ve mutfağınızda plastik yerine karton, ahşap, kağıt, cam ve seramik malzeme kullanmaya çalışarak mikroplastik tüketimini en aza indirgeyebilirsiniz. Ayrıca mikrodalga ile yiyecek/içecek ısıtma işlemi esnasında önemli miktarda mikro ve nanoplastik açığa çıktığı ve plastik parçacıkların ve Bisfenol-A gibi katkı maddelerinin salınımı ciddi şekilde hızlandığı için bu süreçte kullandığınız malzemenin de plastik içerikli olmaması bu anlamda önem arz etmektedir.
Hazır yiyecek/içecekler tüketmek yerine taze, kendi hazırladığınız gıdaları tüketmeye gayret edin. Uzmanlar hazır olarak tüketilen yiyecek ve içeceklerde daha fazla mikroplastik içeriğine rastlandığına işaret ederek süpermarketlerden plastik kaplarda sebze-meyve almak yerine pazara gitmenin, fastfood gibi hazır yiyecekler yerine evde hazırlanan (homemade) gıdaların tüketilmesini mikroplastik maruziyetini azaltmak amaçlı önermektedir.
Tekstil alışverişlerinizde pamuk, keten veya yün gibi doğal lifleri tercih ederek mikroplastik tüketimini azaltabilirsiniz.Polyester, naylon ve elastan gibi sentetik kumaşlar, her giyildiğinde ve yıkandığında binlerce mikro lif ve mikroplastik salar. Bu da daha çok mikroplastiğe maruz kalmanıza neden olabilir.
Mikroplastik solunumu çoğunlukla dışarıda değil, iç mekânlarda gerçekleşir. Ev tozu, sentetik tekstil ve eşyalardan gelen plastik parçacıkları tutarak mikroplastik maruziyetini arttırır.Evinizi her gün 10–15 dakika havalandırarak (çapraz havalandırma) ve yüzeyleri düzenli olarak nemli bir bezle silerek mikroplastik maruziyetini azaltabilirsiniz.
Kullandığınız dermokozmetik ürünleri içeriklerine dikkat ederek almaya özen gösterin. Çoğu Avrupa Ülkesi dermokozmetik içeriğinde plastik bulunmamasına dair oldukça sıkı yönetmelikler uygularken, maalesef ülkemizde hala plastik içeren kozmetik ürünleri görmek mümkün. Bu yüzden dermokozmetik veya bakım malzemesi edinirken içeriğine bakarak tabiri caizse ‘temiz içerikli’ ürün kullanmak önem arz ediyor.
KAYNAKÇA:
2. Health Effects of Microplastic Exposures: Current Issues and Perspectives in South Korea
3. Microplastics in the Human Body: Exposure, Detection, and Risk of Carcinogenesis: A State-of-the-Art Review




Yorumlar